
Normal Konuşma ve Dil Gelişimi
Konuşma, düşüncelerimizi aktarabilmek için kullandığımız motor bir eylemdir. Özellikle okul çağında başarıyı sağlayan ve dolaylı olarak zihinsel gelişimi de gösteren en önemli yeteneklerden biridir. Dil gelişimi için doğuştan gelen donanım ve zengin ses ve görüntü içeren dış ortama gereksinim vardır. Alıcı dil anlatım dilinden önce gelişir. Önce sesleri anlamlarla eşleştirme ve sonra kelime üretme gerçekleşir.
Konuşma yeteneği öncelikle “işitmenin” normal olmasına bağlıdır. Konuşma sorunu olan her çocukta işitme testlerinin uygulanması rutin olmalıdır. Ülkemizde yenidoğanlarda işitme tarama testinin yapılması erken tedavi ve işitmenin kazanılabilmesinin sağlanması açısında çok önemlidir. İşitme yanında anlaşılır bir konuşma için yutak, dil ve dudak kasları düzgün çalışmalıdır. Konuşmanın sağlanmasında uyaran olarak işitme kadar görmenin de rolü vardır.
İlk aylarda bebeğin iletişim eylemleri amaçlı olmasa da ağlama, gülme ve gıgıldama gibi davranışları dil gelişimi açısından önem taşır. Konuşma ve dil gelişiminin en yoğun yaşandığı dönem ilk üç yıldır. Dilin gelişimi genetik, algısal, bilişsel, nörolojik gelişim, fiziksel ve ruhsal durum, anne-bebek etkileşimi, sosyal çevre, cinsiyet, aile yapısı, iki dillilik ve sosyo-kültürel etmenlerle yakın ilişkilidir.
Doğumdan sonraki ilk 3 ayda konuşma sesleri (fonemler), 3-9 ayda ses birleşimi, kelime oluşturma (morfemler), 9-18 ayda cümle oluşturma, yapı ve gramer (sentaks), 18-36 ay kelime ve cümlenin anlamını kavrama (semantik) gelişimi olur. Zamanla konuşmanın tonlama ve ritmi (prozodi) ve dilin sosyal iletişim için etkin kullanımı (pragmatik) gerçekleşir.
Normal Dil Basamakları
Alıcı Dil
Sözel Dil
Konuşma Gecikmesi
Konuşma gecikmesi olarak kabul edilen yaş sınırı 2 yaşına kadar tek kelime söylememesi, 3 yaşına kadar cümle kurmamasıdır. Konuşma ve dil gelişiminin gecikmesi 3 yaş altındaki çocuklarda %1-32 ile en sık rastlanan gelişimsel bozukluklardır. Bir-üç yaşındakilerin bir kısmı kendiliğinde düzelen patolojik olmayan gecikmelerdir. Konuşma gecikmesinde aşağıdaki nedenler mutlaka dışlanmalıdır.
- İşitme kusuru
- Zihinsel gerilik
- Otistik spektrum bozuklukları
- Gelişimsel dil bozuklukları
- İleri derecede oral-motor fonksiyon bozukluğu
- Beynin doğumsal ve gelişimsel bozuklukları
- Bazı epilepsi tipleri
Bunların yanında ailevi konuşma gecikmeleri, aile içinde iki dil konuşulması, görme kusuru, psikososyal gerilik ve sevgi yoksunluğu gibi nedenlerde mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.